Dubai Vizesi, Dubai Hakkında

Dubai Arap Yarımadası’nda Birleşik Arap Emirliklerini oluşturan yedi emirlikten birisidir. Emirliğin yönetim biçimini ve kapladığı tüm alanı ifade eden Dubai Emirliği’nden; Dubai Kenti tanımlaması ile ayırt edilir.

Dubai, 1900’lü yıllarda küçük bir balıkçı ve liman kasabasıydı. 1930’larda Dünya Genel Ekonomik Krizinin, Dubai İnci Piyasasını da etkileyerek çökmesine yol açmasından uzun bir süre sonra 1969’da Dubai’de petrol bulunarak ihraç edilmeye başlandı. Bölgeyi himayesinde bulunduran İngiltere 1968’de bölgeden çekileceğini açıkladı. İngiltere’nin bölgeden çekilmesinden sonra Dubai, 2 Aralık 1971’de Abu Dabi, Şarika, Acman, Füceyre ve Ummül Kayveyn emirlikleri monarşik bir federasyon yapılanması ile birleşerek Birleşik Arap Emirliklerini kurdular. 1972’nin başlarında Resü’l-Hayme de diğer altı emirliğe katıldığında Birleşik Arap Emirlikleri’nin bugünkü yedi emirlikten müteşekkil yapısı oluştu. Bölgede petrolün bulunmasından sonra Dubai’nin geliri devamlı ve hızla yükseldi ve emirlik bir ticaret, alışveriş ve turizm kenti haline geldi.

Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’nin en yüksek nüfusuna ve Abu Dabi’den sonra ikinci en geniş yüzölçümüne (4,114 km2) sahip emirliğidir. Dubai ve Abu Dabi ülkenin yasama organı Federal Ulusal Konseyi içinde ulusal önem taşıyan kritik konularda veto etme hakkına sahip bulunan iki emirliğidir. Dubai, Emirliklerin kuzey kıyısında, Abu Dabi ve Şarika emirlikleri arasında yer almakta ve Şarika ve Acman ile birlikte Dubai-Şarika-Acman metropolitan alanını oluşturmaktadırlar.

Dubai’den ilk bahis MS. 1095 ve bölgedeki ilk kaydedilen yerleşim 1799 tarihlidir. Dubai Şeyhliği 1833′ de, şimdiki Suudi Arabistan’ da bulunan, o günlerde İkinci Suudi Devletinde yaşamakta olan Şeyh Maktum bin Butti El-Maktum’un Beni Yas kabilesinden 800 kişi ile birlikte bugünkü Dubai Koyu (Dubai Creek)’nun bulunduğu yere yerleşmeleri ile Beni Yas’ın Ebu Falasa boyu tarafından kuruldu. 1892’de İngiltere’ yle bir himaye anlaşması imzalamalarıyla bölge kontrolleri altında kaldı[4] ve 1971’de bağımsızlıklarını almalarından sonra yeni doğan Birleşik Arap Emirliklerine katıldı. Stratejik coğrafi alanının kenti önemli bir ticaret merkezi yapmasından önce 20. yüzyılın başlarında Dubai önemli bir bölgesel limana sahipti.

Bugün, Dubai Ortadoğu ve Basra Körfezi bölgesinde sürekli gelişen dünya çapında bir kent olarak ticari ve kültürel bir merkez, kozmopolit bir metropol kentidir. Aynı zamanda yolcu ve kargo taşımacılığı bakımından taşımacılık merkezlerinden birisidir. Dubai ekonomisi tarihsel olarak petrol sanayisi üzerine kurulmuş olsa da, Emirlik batı tipi işletmecilik usulleriyle yürüttüğü turizm, havayolları, gayrimenkul işlemleri ve mali hizmetler alanında önemli gelir kalemlerini oluşturmuştur.

Dubai son zamanlarda geniş ölçekli inşaat projeleri ve sportif karşılaşmaları ile dünyanın ilgisini çekmektedir. Dubai, aralarında dünyanın en yüksek binası olan Burç Dubai’nin de bulunduğu çok sayıda gökdelen ve yüksek binaları, iddialı bir proje olan insan yapımı Palmiye Adaları, otelleri ve bölgenin ve dünyanın en geniş ölçekli alışveriş merkezleriyle bir sembol durumuna gelmiştir. Palmiye Adaları; Palm Deyra, Palm Cumeyra ve Palm Cebel Ali olmak üzere üç ayrı adadan oluşmakta ve Palm Deyra ile Palm Cumeyra arasında Dünya Adacıkları yer almaktadır. Yükselen bu ekonomisiyle Güney Asya’dan bir işgücünü çekmiştir.[9] Dubai emlâk piyasası, dünya çapındaki 2008-2009 krizinin bir sonucu olarak 2008-2009′ da önemli bir bozulma yaşadı.[10] Bununla birlikte, 2013 tarihli Oxford Bussiness Grup tarafından düzenlenen bir rapor, Dubai’nin komşu emirliklerden gelen katkılarla tedrici bir iyileşme gösterdiğini belirtmektedir.

2012 yılı verilerine göre, Dubai en pahalı kentler sıralamasnda Ortadoğu’da birinci, dünya sıralamasında ise yirmi ikinci kenttir. 2011′ de Dubai, Amerikan Danışma Firması Mercer tarafından Ortadoğu’ da yaşanabilecek en iyi kentlerden birisi olarak değerlendirilmiştir.

2012’de Ekonomist Bilgi Toplama Ünitesi’nin indeksine göre, toplam 55.9. miktarla 40. sırada yer almıştır. Aynı firmanın 2013 yılı ekonomik araştırma raporunun, geleceğin rekabetçi kentleri sonucuna göre; Dubai 2025 ‘te aynı indekste 23. sıraya yükselecektir. Hindistanlılar Dubai emlâk piyasasında en başta gelen yabancı yatırımcılar olmaktadır.

Etimoloji
1820’lerde, Dubai İngiliz tarihçiler tarafından El Vasl olarak adlandırılmaktaydı. BAE’nin kültürel tarihine veya Emirliklerin oluşumuna ait olan az sayıda kayıt bulunmakta olup mevcut bilgilerin çoğu bölgenin geleneksel, folklor ve efsaneleri yazılı olmayan sözel anlatımlara dayanmaktadır. Bir BAE tarih ve kültür araştırmacısı Fedel Handhal’ e göre Dubai sözcüğü, kayma anlamına gelen Yadub sözcüğünden türeyen Daba sözcüğünden gelmekte olabilir ve bu şekliyle Dubai Koyu’nun hafif akıntısına bir gönderme yapılmış olmasından ortaya çıkmış olabilir. Şair ve akademisyen Ahmed Muhammed Ubeyd, Dubai sözcüğünün kökünü aynı sözcüğe dayandırır ancak bir çekirge türü olan locust ‘tan geldiğini öne sürer.

Tarihçe
Bir takım taştan yapılmış gereçler bulunmuş olsa da ancak birkaç yerleşim yeri bulunabildiğinden BAE’nin erken dönem sakinleri hakkında çok az şey bilinmektedir.[18] Bölgedeki yerleşim yerinin çoğu Doğu ve Batı dünyası arasında bir ticaret merkeziydi. MÖ 7.000 yıllarına ait antik Mangrov Bataklıklarının kalıntıları, Dubai İnternet Kenti yakınlarında yapılan kanalizasyon çalışmaları esnasında bulundu. Alan yaklaşık 5.000 yıl önce kıyı şeridinin karaya doğru çekilmesiyle birlikte kentin bugünkü kıyı şeridini oluşturan kumla kaplanmıştı.İslamiyet Öncesi dönemden 3. ve 4. yüzyıllara ait seramikler bulundu.İslam’dan önce bu bölgede yaşayanlar Bajir (veya Bajar)’e tapınmaktaydılar. Bizans, Yunan ve Sasani Pers imparatorlukları bu dönemde büyük bir güce ulaştılar, Sasaniler bölgenin büyük bir kısmını denetimleri altına aldılar. Bölgede İslam’ ın yayılmasından sonra Doğu İslami Coğrafyasının Ümeyye Halifeliği güneydoğu Arabistan’ı ele geçirdiler ve Sasanileri buradan çıkardılar. El Cumeyra bölgesinde Dubai Müzesi tarafından yapılan kazılarda Ümeyyeler dönemine ait bazı eserler bulundu.

Dubai’den bahis bulunan 1095 tarihli ilk kayıt, Endülüslü-Arap coğrafyacı Ebu Abdullah el-Bekri’ nin Coğrafya Kitabı’nda yer almaktadır. Venedikli inci taciri Gaspero Balbi, 1580 yılında bölgeyi ziyaret etti ve Dubai’den bir inci toplayıcılığı alanı olması yönüyle bahsetti.[21] 1799’dan bu yana, bölgede Dubai adı ile bir kasaba bulunduğu bilinmektedir. 19. yüzyılın başlarında Bani Yas kabilesinden El Ebu Falasa kabilesi, 1833’e kadar önemli derecede Abu Dabi’ye bağımlı kalan Dubai kasabasını kurdular.[22] 8 Ocak 1820′ de Dubai Şeyhi bölgedeki diğer şeyher ile birlikte Denizlerde Genel Barış Antlaşması’ nı imzaladılar.[18] 1853 yılında İngiltere ile Denizlerde Kalıcı Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasıyla bölgeye İngilizler tarafından “Ateşkes Kıyısı” adı verildi.[23] 1833’de Beni Yas kabilesi El Falasi neslinden gelen El Maktum hanedanı Abu Dabi’nin güneybatısında Liva Vahası’nda bulunan yurtlarını bir kabile içi anlaşmazlık sonrası terk ettiler ve Dubai’nin kontrolünü bir direnme olmaksızın Ebu Falasa kabilesinden aldılar.

Fransa, Almanya ve Rusya’nın Basra Körfeziyle artan ilgisine karşı olarak 1892 tarihli bir antlaşma ile Dubai İngiltere korumasına girdi.[22] 1800’lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi. Birincisi, 1841’de ortaya çıkan çiçek salgını Bur Dubai’de ortaya çıktı ve burada yaşayanların doğu yönündeki Deyra’ya taşınmasına yol açtı. Ardından, 1894’te, Deyra’ da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.[24] Bununla birlikte, kasabanın coğrafi alanı dünyanın her yanından tacir ve iş sahiplerini bölgeye çekmeye devam etti. Dubai Emiri, yabancı tacirleri bölgeye çekmekte kararlı idi ve bu nedenle ticari vergi miktarlarını düşürdü. Fars tacirleri doğal olarak karşı kıyılarındaki Arap ülkesine yöneldiler ve nihayet Dubai’ye yerleştiler. Lingah ile bugün Dubai Koyu’nda halen görülebilen dhov tekneleriyle ticaret yapmaya devam ettiler ve bölgelerine İran’daki Bastak bölgesinden geldiklerinden dolayı Bastakiya adını verdiler.

Dubai’nin İran’a coğrafi yakınlığı onu önemli bir ticari bölge yaptı. Dubai kasabası, yabancı tacirler için özellikle de İran’lılar için önemli bir liman oldu, nihayet bunlardan birçoğu kasabaya yerleştiler. 20. yüzyılın başlarında Dubai önemli ve işlek bir limana sahipti. Dubai 1930’lara kadar inci ihracatı ile tanındı; inci ticareti Birinci Dünya Savaşıyla ve takip eden 1930 Ekonomik Kriziyle birlikte onarılmaz bir hasar aldı. İnci ticareti sektörünün çökmesiyle Dubai derin bir ekonomik krize girdi ve ortaya çıkan açlık sonucu birçok sakin Basra Körfezi’nin diğer bölgelerine göç ettiler.

2 Aralık 1971’de Dubai, İngiltere’nin himayesinin ardından diğer emirliklerle birlikte Birleşik Arap Emirlikleri’ni oluşturdular.[26] 1973′ te, Dubai diğer emirliklerle birlikte ortak para birimi olarak belirlenen BAE Dirhemi para birimini kabul etti. Katar ve Bahreyn bağımsız devletler olarak kalmayı tercih ettiler. 1973’te, Katar ortak para biriminden ayrıldı ve BAE Dirhemi Emirliklerde piyasaya sürüldü.

1970’ler boyunca, petrol ve ticaretten elde ettiği gelirler ile büyümeye başladı ve aynı zamanlarda Lübnan Savaşı nedeniyle ülkeye gelenlerin oluşturduğu bir göçmen akını yaşadı. Cebel Ali Limanı 1979’da kuruldu. Yabancı şirketlere sınırsız ithalat ve ihracat olanakları sunan Cebel Ali Gümrüksüz Bölgesi (JAFZA) liman etrafında 1985 yılında oluşturuldu.

1990 Körfez Savaşı kent üzerinde olumsuz etki oluşturdu. Sermaye yatırımcıları paralarını geri aldılar ve tacirler ticaretten çekildiler ama sonuç olarak kent değişen politik iklimle uyuşarak gelişimini geri kazandı. 1990’ların sonunda, ilk önce Kuveyt Körfez Savaşı esnasında, ardından Bahreyn Şia karışıklıkları esnasında işlerini Dubai’ye naklettiler. Dubai, Körfez Savaşında ve 2003 Irak’ ın İşgalinde müttefiklere Cebel Ali Gümrüksüz Bölgesinde yakıt ikmal üsleri tedarik etti. Irak Savaşı’nın ardından yüksek miktarda artan petrol fiyatları Dubai Emirliğini ticaret ve turizme odaklanmaya devam etmesine sevk etti.

Coğrafya
Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’ nin Basra Körfezi kıyısında, kabaca 16 m. rakımda ve deniz seviyesinde bulunmaktadır. Dubai Emirliği, güneyinde Abu Dabi Emirliği, kuzeydoğusunda Şarika Emirliği ve güneydoğusunda Umman Sultanlığı ile sınırlara sahiptir. Hatta, Emirliğin Umman sınırları içerisinde bulunan toprak parçası olup üç yönü Umman ile batısında Acman ve kuzeyinde Reis el-Hayme ile çevrilidir. Basra Körfezi emirliğin batı kıyısında bulunur. Dubai, 25.2697°N 55.3095°E koordinatlarındadır ve başlangıçtaki 1500 km2′ lik alanın denizin doldurulması ile elde edilen fazlalıklar ile birlikte 1588 km2′ lik bir alanı kaplamaktadır.

Dubai, arkasında bulunan Arap Çölü’ne bitişiktir. Dubai, BAE’ nin güney yönündeki kısımdan oldukça farklı bir görünüme sahip olmakla birlikte birçok Dubai manzarasında kumlu çöl görünümleri ortaya çıkmaktadır. Kum çok miktarda ezilmiş midye kabuğu ve mercan parçalarıdan oluşur, temiz ve açık renktedir. Kentin doğusu, tuz tortulu kıyı düzlükleri Sabha (Sabkha) olarak bilinir, hareketli kum tepecikleri arasından kuzeydoğu yönüne geçit verir. Daha uzak doğu yönünde daha geniş kum tepecikleri büyür ve demir oksitlenmesinin neden olduğu kırmızı rengi almaya başlar.

Düz kum çölü, Umman ve Hatta ile Dubai sınırınca uzanan Batı Hacar Dağları’na doğru yol verir. Batı Hacar dağları; bazı yerlerde 1.300 m. yüksekliğe ulaşmakla birlikte kurak, sarp ve parça parça bir görünümdedir. Dubai’de, dibi geniş yük gemilerinin geçişi için temizlenmekte olan doğal Dubai Koyu (Creek) bulunmasına rağmen doğal bir ırmak veya vaha bulunmamaktadır. Dubai’de, Batı Hacar Dağları içinde canlıların su ihtiyaçlarını karşıladıkları çok sayıda gölcük ve geçitler bulunmaktadır. Dubai’nin güney bölgesi geniş kum tepeleri ile kaplıdır ve nihayet Boş Mahalle adı verilen çöl alanına kadar uzanır. Sismik bakımdan Dubai oldukça sabit bir zemine sahip olmakla birlikte en yakın sismik alan, 200 km uzaklıktaki Zagros Fayı’dır ve Dubai’ye etkisi bulunmamaktadır. Uzmanlar bölgede bir tsunami görülesinin küçük olasılık olduğunu, Basra Körfezi sularının bir tsunami tetiklemeye yetecek kadar derin olmadığını tahmin etmektedirler.

Kenti çevreleyen çöl yaban otları ve ender hurma ağaçlarını barındırır. Kentin Batı El Hacar Dağları yakınlarındaki düz ovalarda akasya ve ghaf ağaçları yetişirken doğusunda Sabha ovalıklarında çöl sümbülü yetişir. Hurma palmiyesi ve Neem Ağacı ve ithal edilen okaliptüs gibi ağaçların yanı sıra çok sayıda bölgeye özgü ağaç türü Dubai doğal parklarında yetiştirilmektedir. Hubara Kuşu, Çizgili Sırtlan, Karakulak, Çöl Tilkisi, şahin ve Arap Afrika Antilobu Dubai çölünde rastlanan canlılardır. Dubai, Avrupa, Asya ve Afrika arasında kalan bir göç yoludur. 320’den fazla kuş türü ilkbahar ve sonbahar aylarında Dubai’ den geçer. Dubai suları aralarında en bilineni olan Hamur da bulunmak üzere 300’den fazla balık türüne ev sahipliği yapmaktadır. Tipik Dubai deniz yaşamı tropikal balık türleri, denizanaları, mercanlar, dugonglar, yunuslar, balinalar ve köpekbalıklarını barındırmaktadır. Aralarında tehlikeli türler olarak nitelenen Hawksbill Kaplumbağası ve Yeşil Kaplumbağa’nın da bulunduğu birçok çeşit kaplumbağa cinsi bölgede görülebilmektedir.

Dubai Koyu kentin kuzeydoğu-güneybatı yönü boyunca uzanır. Kentin doğu bölümünde Deyra bölgesi yer alır doğu yönünde Şarika Emirliği, güney yönünde ise El Avir ile sınırlıdır. Palm Deyra adı ile bilinen yapay palmiye adası Deyra’ nın kuzey yönünde Basra Körfezi içinde bulunmaktadır. Dubai Uluslararası Havalimanı Deyra’nın güney yönündedir. Birçok Dubai gayrimenkul şirketi Dubai Koyu’nun batı yakasında, Cumeyra kıyı şeridinde bulunmaktadır. Port Raşid, Cebel Ali, Burç El Arap, Palm Cumeyra ve İş Körfezi gibi konu tabanlı çok sayıda gümrüksüz bölge bu mıntıkada yer almaktadır.

İklim
Dubai sıcak çöl iklimine sahiptir. Dubai’de yazlar ortalama 42°C yükseklikte çok sıcak, rüzgârlı ve nemli olup geceleri 29°C’ye kadar düşer. Yıl boyunca neredeyse tüm günleri güneşlidir. Kışları ortalama 23°C sıcaklığa sahip olup geceleri 14°C’ye kadar düşer. Yağış, son birkaç on yıldır artmakla birlikte yıllık 250 mm2′ dir. Dubai yazları sıcaklığının yanı sıra aşırı yüksek nem oranına sahip olması ile bilinir.